FOTOĞRAF TUTKUSUNDAN MÜZEYE
13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
09 Mart 2009 15:52
Fotoğrafa gönül vermiş Bakırköylü işadamı Hilmi Nakipoğlu, 1970 yılından bu yana topladığı binin üzerindeki fotoğraf makinesi ve malzemeleri koleksiyonunu, kendi olanaklarıyla kurduğu K

YAZAN Dilek DİLBER    FOTOĞRFLAR Burcu TOKOĞLU

BAKIRKÖY LİFE DERGİSİ/ŞUBAT 2009

KAMERA MÜZESİ’NDE BİRGÜN

Hilmi Nakipoğlu’nun annesinin adına yaptırarak devlete bağışladığı, Nefus Nakipoğlu Zihinsel Engelliler İlköğretim Okulu'nun üst katındaki müzede, birbirinden ilginç parçalar yer alıyor. Müzede, sualtı fotoğraf makineleri, dört objektifli kameralar, casusluk amacıyla kullanılan minik makineler, el üretimi ahşaplar, rol filmi çekenler, savaşlarda kullanılan çelik gövdeli Nikon'lar, Canon'lar ve fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmezi Leicalar var. 

Hilmi Nakipoğlu, hayatını fotoğraf makinelerine ve eğitime adamış bir müteahhit. Sahibi olduğu, Yeşilköy 2001 Koleji’nde başlayan sohbetimize, Nefus Nakipoğlu Zihinsel Engelliler İlköğretim Okulu’nda devam ediyor ve Kamera Müzesi’nde tamamlıyoruz. Bu sayımızda Hilmi bey eşliğinde gezdiğimiz müzeyi anlatacağım. Sohbetin devamı ve Engelliler Okulu ise gelecek sayılarda…

Çeyiz sandığından karanlık odaya

Fotoğrafa ortaokul yıllarında ilgi duyan Hilmi Bey, ilk çalışmalarına annesinin çeyiz sandığını karanlık oda olarak kullanarak başlamış. ‘‘O yıllarda çekmiş olduğum fotoğrafları banyo etme imkanım olmadığı için, evde anneme ait çeyiz sandığını karanlık oda olarak kullanırdım. İçindeki çamaşırları çıkararak, kaplarımı, ilaçlarımı, banyo edeceğim filmlerimi alıp içine giriyor ve kapağını kapatıyordum’’ diyor. Müze salonunun girişinde bu çeyiz sandığı da sergileniyor.

1960’ lı yıllarda Özel İstanbul Koleji'nde okurken kurmuş olduğu fotoğraf kulübü ile birlikte okulun tüm aktivitelerini fotoğraflamaya başlamış Nakipoğlu. “Lisede çekmiş olduğum fotoğrafları okulun camlarına asıyor ve kurutuyordum. Daha sonra bu resimleri satarak okuldaki karanlık odanın masraflarını karşılıyordum.’’ 

Liseyi bitirdikten sonra evine bir karanlık oda kurmuş ve renkli filmle ancak 1975'te tanışmış: ‘‘Dia ya da E-6 dediğimiz, özellikle gazetecilerin kullandığı slayt film kullanıyordum. Slaytlardan direk baskılar yapıyordum. Negatiften pozitife değil, pozitiften pozitife baskılardı bunlar.”

Müzenin en değerli parçası 1986 yılına ait körüklü makine

Müzedeki gezimiz sırasında çok ilginç ve eski makinelerle karşılaşıyoruz. Burada sergilenen en eski fotoğraf makinesinin 1896 yılında yapılmış 50x50 santimetre ebadında çift körüklü makine olduğunu söylüyor. 1900’lü yıllara ait el yapımı makineler de var. Hilmi Bey, “Bunlar ahşap üzeri deri kaplanmış körüklü makineler” diyor. “Cam negatif taşıyan, plan film, roll tipi film kullanılan makineler de var. Bunlar antikaya giriyor, değerleri 1930’lardan sonra başlayan fabrikasyon üretimden farklı.”

1932 yılının Leica'sı, ahşap yapım, box kamera tipi 1905 Alman yapımı Monopol  dikkat çeken parçalardan. Bu arada eklemeliyim. Hilmi beyin favorisi de Leicelar.

İstanbul hatırası

Müzede “İstanbul Hatırası” köşesi de unutulmamış. Dergimizin sanat yönetmeni ile birlikte hemen oturaklı bir poz veriyoruz, Hilmi bey de bizi kırmıyor ve basıyor deklanşöre. Salonun girişindeki anı defterine bakıyoruz. Ünlü fotoğraf ustası Ara Güler, anı defterine "dünyada eşi olmayan bir müze" diye yazmış.

Müzeden ayrılırken, kapıda çocuklar yolcu ediyor bizi. Zihinsel engelli olmaları, sevgi engelli olmalarına “engel” değil. Belli ki bu okulda mutlular. Hepsinin de yüzü gülüyor. Çıkarken, bu ülkenin Hilmi bey gibi tutkulu, vatansever, iyi niyetli aydınları ve iş adamları oldukça yarınlarının güzel olacağına olan inancımı bir kez daha tazeliyor ve gülümsüyorum.

Çeşitli konularda yayın yapan ve Dilek Dilber yönetimindeki Bakırköy Life dergisini 0 212 572 7012 nolu telefonu arayarak ücretsiz olarak temin edebilirsiniz.



 

 





Bu haber toplam 295 defa okundu.
Fotolar
Hamdi
Fotoları göremiyorum nerde?
25/03/2010 16:54
reklam
Bu Kategoriye Ait Diğer Haberler
HAFTANIN KONUSU
HAVA DURUMU
Yazarlar
RÖPORTAJ
FotoGaleri Haber